Puanım: 7.5 / 10
Cartographers benim için “fiyatı uygun diye alınan ama masaya kondukça kendini sevdiren” türden bir oyun oldu. Çığır açan, devrimsel, her partide tamamen bambaşka hissettiren bir tasarım değil; ama yapmaya çalıştığı basit şeyi temiz, net ve tatmin edici şekilde yapıyor.
Cartographers, flip-and-write türünde, 1–100 oyuncuyla oynanabilen bir harita çizme oyunu; her tur açılan kartlara göre haritanıza şekiller ve arazi tipleri çiziyorsunuz. Oyun dört mevsim (tur) üzerinden ilerliyor ve her mevsimde farklı puanlama kartları aktif olduğu için her seferinde haritanızı başka önceliklere göre şekillendiriyorsunuz.
Bu, kulağa zaten tanıdık gelen bir “şekil yerleştirme” fikrinin, fantezi temalı harita çizimiyle birleştirilmiş hali. Yani konsept olarak radikal bir yenilik yok; ama haritaya kendi imzanı atma hissi ve sonunda önünde duran dolu dolu bir haritaya bakmak psikolojik olarak şaşırtıcı derecede tatmin edici.
Bu oyunu “ucuz, dursun kenarda, bakarız” kafasıyla aldım. Beklentim düşüktü, ama iki noktada beklediğimin üstüne çıktı:
Baskı kalitesi tatmin edici, görsel dil temayla uyumlu ve masa üzerinde oyuna bakmak keyifli. Bu fiyat segmentinde, “ucuz hissiyat” veren çok oyun varken, Cartographers o sınıra hiç düşmüyor.
Cartographers, tam anlamıyla “kafanı dinleyebileceğin” bir oyun. Oyun süresi kabaca 30–45 dakika bandında, yani ne sıkacak kadar uzun ne de açılıp toplanmaya değmez kadar kısa. Mekanik yapı itibarıyla ortada sürekli kavga, gerginlik, tartışma yaratacak bir durum yok.
Bu oyunu şöyle hayal et:
Yarım saat–bir saat arası, dramasız bir “ortak aktivite” sunuyor; bu açıdan ailelerle, oyun kültürüne uzak arkadaşlarla ya da kafede “bir şey oynayalım ama beynimiz erimesin” diyen ekiple gayet iyi çalışır.
Oyunda oyuncular arası temel etkileşim, canavar/ambush kartlarıyla oluyor; o kartlar çıktığında haritanı yanındakine veriyor, o da senin haritana canavar çizerek planlarını bozuyor. Teknik olarak bu bir “etkileşim”, ama pratikte bu oyunun genel hissini kökten değiştirecek kadar güçlü değil.
Ben oyun boyunca masada daha fazla birbirini okuma, daha fazla “sen ne yaptın, ben ne yapıyorum” takibi olmasını isterdim. Evet, canavarlar üzerinden hafif bir “sabotaj” var ama:
Bunun artı tarafı: Kimse alınmıyor, kimse kavga etmiyor.Eksi tarafı: “Birlikte oyun oynuyoruz”dan çok, “aynı anda herkes kendi bulmacasını çözüyor” hissi ağır basıyor.
Bu oyuna “mekaniksel olarak sürekli açılan, her partide yepyeni hissedilen” bir tasarım beklentisiyle girersen yanılırsın. Yapısı gereği, belli bir noktadan sonra şu his başlıyor:“Tamam, bu kartları gördük; bu puan kartlarıyla neyin iyi olduğunu artık biliyorum.”
Evet, her oyunda farklı puanlama kombinasyonları, farklı şekiller, farklı ambush kartları geliyor; bu da kağıt üzerinde tekrar hissini kırmak için düşünülmüş. Ama formül aynı:
Flip-and-write türünü çok seven biriysen, bu tekrar hissi seni rahatsız etmeyebilir. Ama “her oyunda yeni hikâye, yeni twist” arayan biriysen, birkaç oyundan sonra zihninde oyunun rafını net bir yere koymuş oluyorsun: Rahat, güvenli, ama sürprizsiz.
Cartographers bence şu durumlar için ideal:
Öte yandan, yüksek etkileşim, yoğun strateji, agresif hamleler, karmaşık kombo tatmini arayan bir grup için bu oyun yavan kalır. Bu bir “sessiz puzzle” oyunu, kabullenirsen keyif alırsın; yanlış alana koyarsan hayal kırıklığına dönüşür.
Bu oyun 7.5 çünkü:
Ama 8.5–9 bandına çıkamıyor çünkü:
Benim rafımda “her zaman oynarım” değil ama “elimin gitmesinden pişman olmam” klasmanında. Doğru beklentiyle alırsan, verdiğin parayı hak eden bir kutu.