8.5/10
Azul Mini'yi yaklaşık 15-20 oyun sonrasında değerlendiriyorum ve şunu net söyleyeyim: Bu oyun masa oyunları dünyasına yeni adım atacak insanlar için kusursuz bir köprü. Ama işin içine biraz derinleştikçe, bazı çatlaklar belirginleşiyor.
Kutu oyunlarına uzak duran, "bu işler benim için çok karmaşık" diyen insanlarla test ettim Azul Mini'yi. Sonuç şu: Kimse korkmuyor, kimse geri çekilmiyor. Oyun şirin görünüyor, kurallar 5 dakikada oturuyor, ama aynı zamanda stratejik derinlik sunuyor. Bu denge çok nadir bir başarı.
Ayrıca pratik yapısı sayesinde aynı kişilerle tekrar tekrar oynayabiliyorsunuz. Gateway oyunların çoğu 2-3 sefer sonra "tamam, gördük bunu" dedirtiyor. Azul Mini ise hızlı setup, temiz mekanikler ve kısa oyun süresiyle masaya tekrar tekrar dönmenizi sağlıyor.
Mini versiyonunun en büyük sorunu materyal kalitesinde kendini gösteriyor. Pazar kısmındaki plastik tepsiler ve özellikle taşları koyduğunuz dairelerin bulunduğu yüzey gerçekten kalitesiz. Ucuz hissettiriyor, kolayca çiziliyor. Bu oyunu 2 milyondan fazla satan bir marka için kabul edilemez.
Taşlar da çok küçük. Orijinal Azul'un o tatmin edici "chunky" hissiyatı tamamen kaybolmuş. Elinize aldığınızda hiçbir şey hissetmiyorsunuz. Abstract oyunlarda tactile deneyim önemlidir, Azul Mini bu konuda ciddi taviz veriyor.
Ama tasarım açısından akıllıca çözümler var: Oyuncu plakaları üzerindeki plastik overlay'ler taşların yerinden oynamasını engelliyor. Slider mekanizmasıyla puan takibi orijinal versiyondan bile daha iyi çalışıyor çünkü orijinalde skor küpü sürekli kayıyor. Kartların çift yönlü olması, taşların çıkıntılara oturması gibi detaylar da düşünülmüş. Ürün mühendislik olarak harika planlanmış, sadece malzeme seçiminde hata yapılmış.
Konsept gerçekten hoş. Moorish estetik, renk koleksiyonu, pattern building... Abstract oyun seven biri olarak bayıldım ilk başta. Oyun saf, temiz, minimal. Matematik ve optimizasyon hissi güçlü.
Ama 15-20 oyun sonra oyunun bir meta'sı olduğunu fark ediyorsunuz. Optimum oynanış şekli belirginleşiyor. Hangi taşları ne zaman alacağınız, hangi sıraları doldurmanız gerektiği giderek daha öngörülebilir hale geliyor. Oyun hafif tekrara biniyor. Bu abstract oyunların genel problemi aslında, ama Azul Mini'de bu durum biraz daha hızlı ortaya çıkıyor çünkü oyun yeterince kaotik değil. Draft mekanizması yeterince variasyon sunmuyor.
Eğer kutu oyunlarına yeni başlayan arkadaşlarınız, aileniz varsa ve onları bu hobiye çekmek istiyorsanız, Azul Mini mükemmel bir seçim. Sık oynayacağınız, yanınızda taşıyabileceğiniz, kimseyi korkutmayacak bir oyun arıyorsanız, bu işi görür.
Ama eğer tactile deneyime önem veriyorsanız, materyal kalitesinde ödün vermek istemiyorsanız veya 20+ oyundan sonra da sizi meşgul edecek derinlik ariyorsanız, ya orijinal Azul'a yönelin ya da daha kompleks abstract oyunlara bakın.
8.5 veriyorum çünkü yaptığı işi iyi yapıyor: İnsanları masa oyunlarına çekiyor, eğlendiriyor, erişilebilir. Ama unutmayın ki bu bir gateway oyunu. Bir süre sonra daha derin sulara açılmanız gerekecek.